
biliyorsunuz ki rüya denilen şey çok garip bir olay sevgili okurlar. o astral elemdeki 1-2 dakika içinde kimi zaman ülkeler fethediliyor, mekandan mekana yolculuklar ediliyor, kimi zaman da neler neler. çok acayip yani. "çıkar ağzındaki baklavayı" dediğiniz duyar gibiyim. evet lafı iki gün önce gördüğüm rüyaya getiricem. yani siz diyin rüya, ben diyeyim bir bilimkurgu şaheseri. jules verne görseydi şu rüyayı, kitabı milyonlar , filmi trilyonlar satardı. Tabi şuan bende ne detayları anlatacak kadar hafıza ne de betimleme yeteneği var. Hem senaryoya aşık olup araklayanlar filan olabilir belli olmaz. film tadında çünkü baya. Ve bendeniz başroldeydim adeta bir jedi ,bir tarkan gibi (kartal tibetin oynadığı). Film tadında dedim ya, teknoloji harikası bişeyler mi ararsınız (ki onlara araç mı , alet mi desem bilemiyorum. bambaşka bi hayal gücü) yoksa elimdeki ekmek & krema muhteviyatlı poşetin aniden supersonik bir silaha dönüşmesi gibi akıllara zarar görsellikler mi.. etkisinden yeni yeni kurtuluyorum hatta. Düne kadar bir elimde ışın kılıcı, diğer elimde fener, birinin gelip “sen seçilmiş kişisin” diyerek beni o diyarlara götürmesini bekledim. A long time ago, in a galaxy far far away gibi .